Yüzyıl başında Ankara’nın yalın bir sosyal hayatı vardı.
Evlenme ve sünnet düğünlerine indirgenen kentsel etkinlikleri, gençlerin veya hizmetlilerin mum fenerleriyle yolları aydınlattıkları gece gezmeleri zenginleştirirdi. Kentin büyüyemeyen ticaret hayatı ise, sabah namazı ile açılıp, akşam namazı ile kapanan dükkânlar ile sınırlıydı.
Bu dönem içerisinde Ankara’nın en önemli kişileri, Vali Paşa, Belediye Reisi, Defterdar, Müftü ve Nüfus Başkâtipi gibi, merkezi hükûmeti temsil eden devlet erkânı mensuplarıydı. Demografik açıdan bakıldığında, Müslüman Türkler genellikle bekçi, ambarcı gibi hizmetli sektöründe görev alırlardı; Hristiyan ve Musevi gibi azınlıklar ise, tüccar sınıfını oluşturarak görece zenginleşmişti. Müslüman Türklere atfedilen ve Kur’a, İhtiyat ve Redif hizmetleriyle tanımlı askerlik hizmeti, savaş sırası ve sonrası oluşan yoksulluk ve bıkkınlığın nedenlerindendi.
1900 yıllı “Ankara Vilayeti Salnamesi”nde, kentin üç tarafını çevreleyen ve yazlık konut amacıyla kullanılan, yaklaşık 10.000 bağ evi olduğu kayıtlıdır.
|